
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>haberler &#187; Kadın</title>
	<atom:link href="http://haber.guncell.com/haberleri/kadin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://haber.guncell.com</link>
	<description>Haberler, magazin, spor, sağlık, ekonomi, yaşam, kadın</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Nov 2010 23:30:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>izmirli dayak yiyen kadınlar</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/izmirli-dayak-yiyen-kadinlar.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/izmirli-dayak-yiyen-kadinlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 19:20:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/izmirli-dayak-yiyen-kadinlar.html</guid>
		<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Danışma Merkezi&#8217;ne 17 ayda başvuran 459 kadının yarıya yakınının, aile içi şiddete maruz kaldığı bildirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Mart 2008&#8242;de hizmete açılan Kadın Danışma Merkezi&#8217;ne bugüne kadar 459 kadın başvurdu. Kadınlardan yüzde 36&#8242;sı psikolojik danışmanlık talebinde bulunurken, yüzde 23&#8242;ü sığınma evi hizmeti istedi. Başvuruların yüzde 22&#8242;si hukuksal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Danışma Merkezi&#8217;ne 17 ayda başvuran 459 kadının yarıya yakınının, aile içi şiddete maruz kaldığı bildirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Mart 2008&#8242;de hizmete açılan Kadın Danışma Merkezi&#8217;ne bugüne kadar 459 kadın başvurdu.<br />
Kadınlardan yüzde 36&#8242;sı psikolojik danışmanlık talebinde bulunurken, yüzde 23&#8242;ü sığınma evi hizmeti istedi. Başvuruların yüzde 22&#8242;si hukuksal danışmanlık, yüzde 14&#8242;ü ise sosyal hizmet destek talebinden oluştu.<br />
Merkez&#8217;e başvuran kadınların yüzde 47.3&#8242;ü aile içi şiddete uğradığını belirtirken, yüzde 76&#8242;sının ekonomik özgürlüğünün olmadığı, yüzde 49&#8242;unun ise sosyal güvencesinin bulunmadığı tespit edildi.<br />
Başvuru sahiplerinin 33&#8242;ü 30 ila 39 yaş aralığında, yüzde 25&#8242;i 18 ile 29 yaş arasında olduğu; yüzde 41&#8242;i ilköğretim mezunu iken yüzde 6&#8242;sının ise okuma yazma bilmediği belirlendi.<br />
Başvuruda bulunanlardan yüzde 30&#8242;nun çocuklarına burs verilirken, kadınların yüzde 26&#8242;sının İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi&#8217;nden sağlık hizmeti almasına imkan tanındı.<br />
Merkez bünyesinde hizmet veren Kadın Sığınma Evinde ise 59 kadın ile 22 çocuğun barınması sağlandı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/izmirli-dayak-yiyen-kadinlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barış konferansı</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/baris-konferansi.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/baris-konferansi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 23:24:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/baris-konferansi.html</guid>
		<description><![CDATA[Kadın Platformu&#8217;na üye kadınlar, &#8221;Barış Konferansı&#8221; düzenleyecek. Kadın Platformu Barış Delegasyonu Üyesi Hatice Erbay, Platformun Genel Merkezi&#8217;nde yaptığı basın toplantısında, Türkiye&#8217;nin çeşitli yerlerinden gelen kadınların, &#8221;Barışı ellerimizle, dayanışmamızla, mücadelemizle öreceğiz&#8221; çağrısıyla 28 Haziranda Ankara&#8217;da bir araya geldiklerini belirtti. Toplantıda, &#8221;Barış Konferansı&#8221; düzenlenmesinin kararlaştırıldığını ifade eden Erbay, &#8221;kadınların barış manifestosu&#8221;nu oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Hatice Erbay, Ankara, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Platformu&#8217;na üye kadınlar, &#8221;Barış Konferansı&#8221; düzenleyecek.</p>
<p>Kadın Platformu Barış Delegasyonu Üyesi Hatice Erbay, Platformun Genel Merkezi&#8217;nde yaptığı basın toplantısında, Türkiye&#8217;nin çeşitli yerlerinden gelen kadınların, &#8221;Barışı ellerimizle, dayanışmamızla, mücadelemizle öreceğiz&#8221; çağrısıyla 28 Haziranda Ankara&#8217;da bir araya geldiklerini belirtti.</p>
<p>Toplantıda, &#8221;Barış Konferansı&#8221; düzenlenmesinin kararlaştırıldığını ifade eden Erbay, &#8221;kadınların barış manifestosu&#8221;nu oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.</p>
<p>Hatice Erbay, Ankara, İstanbul ve Diyarbakır&#8217;dan üyelerin katılacağı hazırlık komitesinin, konferansın tarihini daha sonra belirleyeceğini bildirdi.</p>
<p>Erbay, Ağustos ayının ilk haftasında da &#8221;barış için kadınlar nöbet tutuyor&#8221; eylemini gerçekleştireceklerini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/baris-konferansi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ballı sirkeli cilt bakım</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/balli-sirkeli-cilt-bakim.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/balli-sirkeli-cilt-bakim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 May 2009 14:15:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/balli-sirkeli-cilt-bakim.html</guid>
		<description><![CDATA[Tatilinizi deniz kenarında kumların üstünde güneşlenerek geçirmeyi hayal ediyorsanız Dr. Yasemin Fatih Amato&#8217;nun güneşin ışınlarının zararlarından korunma yollarına dair önerilerine kulak vermeniz gerekiyor. Burcu Hilal&#8217;in haberi Sadece tatilde güneşlenecek olanlar değil, herkesin dikkatlice uygulaması gereken öneriler bunlar. Zira eğer dikkat edilmezse güneş ışınları kansere bile sebep olabiliyor. Amato&#8217;nun Doğan Kitap&#8217;tan çıkan ve üç ayrı kitaptan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px; float: left;" src="http://haber.guncell.com/wp-content/uploads/i2009-05-27-11-43-34.jpg" alt="Ballı sirkeli cilt bakım önerileri" /> Tatilinizi deniz kenarında kumların üstünde güneşlenerek geçirmeyi hayal ediyorsanız Dr. Yasemin Fatih Amato&#8217;nun güneşin ışınlarının zararlarından korunma yollarına dair önerilerine kulak vermeniz gerekiyor. Burcu Hilal&#8217;in haberi<br />
Sadece tatilde güneşlenecek olanlar değil, herkesin dikkatlice uygulaması gereken öneriler bunlar.<br />
Zira eğer dikkat edilmezse güneş ışınları kansere bile sebep olabiliyor. Amato&#8217;nun Doğan Kitap&#8217;tan çıkan ve üç ayrı kitaptan oluşan cilt bakım serisinin ilki Yaşlanmayı Erteleyin adını taşıyor. Yaşlanmayı geciktirmek ve dinç bir yaşlı olmak için bazı yöntemleri anlatan Amato&#8217;nun ilk önerisi; yaşam boyunca güneşten korunun. Fakat biz nicedir bronzlaşmayı güzelleşmek olarak biliyoruz. Evet güneş banyoları insanı alabildiğine gevşetmesine rağmen, ne yazık ki cilt direkt olarak güneş ışınlarına maruz kalamayacak kadar hassas. Amato&#8217;nun anlattığına göre cildimizde oluşan ve hoşumuza giden veya gitmeyen tüm değişiklikler, bronzlaşmanın kendisi bile sağlığımızı tehdit eden alarm zilleri&#8230;</p>
<p><strong>Güneşin zararları</strong><br />
Güneş, kırışıklıkların sorumlusudur. Yani yaşlanmayı hızlandırır.<br />
Güneşlenmek veya solaryumda bronzlaşmak çok keyifli gibi görünebilir. Ama bu madalyonun sadece bir yüzü. Madalyonun diğer yüzü ise bronzlaşma tutkusunu sorguluyor ve insanları tedbirli olmaya davet ediyor. Yazın güneşte, kışın solaryumda bronzlaşma sefasının faturası, erken yıpranan, yaşlanan bir cilt ve kanser riski oluyor.<br />
Kızıl saçlı ve çilli kişilerin güneşten korunması gerekiyor. Çünkü bu cilt tipinde koruyucu melanin üretimi çok azdır. Beyaz tenli, kızıl saçlı insanların, güneşe çıktıklarında, kısa sürede kızarmaları, sonra da yüz ve omuzlarının çillerle dolması işten bile değil. Bronzlaşmaları ise sadece hayaldir. Cilt kanseri olma riski çok yüksektir.<br />
Beyaz tenli açık renk gözlü kişilerin de güneşte çok kalmaları kanser riskini artırıyor. Güneşe çıktıklarında cilt yanar, kızarır, soyulur ama pek bronzlaşmaz.<br />
Açık tenli, kumral kişilerin ciltleri güneşte hafif yanar, bronzlaşmaya biraz müsaittir. Cildi koruyarak ve nemlendirerek, dikkatli bir şekilde bronzlaşabilirler. Fakat güneşin kalıcı hasarlarına karşı bağıklıklıkları yok.<br />
Koyu buğday tenliler ayrıcalıklı cilt tipine sahip. Güneşte kızarmazlar ve ilk andan itibaren esmerleşirler. Fakat cilt lekelerine ve kanser riskine karşı garantileri yoktur.</p>
<p><strong> Güneşten korunmak</strong><br />
Giysiler sıcaklığın etkisini hafifletir. Yazın şort ya da badi tarzında kolları ve bacakları açıkta bırakan kıyafetler tercih edilir. Oysa bu giysiler yerine uzun kollu bir tişört, şort yerine vücudu sıkmayan bir pantolon giymek, kendinizi çok daha rahat hissetmenizi sağlar.<br />
Delikli veya çok bol şeyler giymeyin.<br />
Güneşli günlerde seçilecek en iyi renk beyazdır ya da açık renkleri tercih edin.<br />
Şapka kullanın. Özellikle saçlarınız seyrek veya dökülmüş ise başınızı güneşten koruyun.<br />
Güneş gözlüğü kullanın. Camları koyu renkli ve UV filtreli olanları idealdir.<br />
Güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin. Güneş kremleri en iyi kırışık giderici kremlerdir.</p>
<p><strong>Biraz da cilt bakımı</strong><br />
Yağlı ciltler için sirke toniği çok iyi bir formüldür. 1 kaşık elma sirkesine 8 kaşık maden suyu karıştırıp yağlı ciltler için güzel bir tonik oluşturabilirsiniz.<br />
Doğal maden sodası içindeki zengin mineraller sayesinde tüm ciltler için yararlı ve besleyici bir toniktir.<br />
Yumurtanın sarısını pastalarınızın üzerine sürdünüz, akını ne yapıyorsunuz? Cilt maskesi yapabilirsiniz. İyice çırptıktan sonra içine bir çay kaşığı limon suyu koyun ve bekletmeden yüzünüze ve boynunuza sürün.<br />
Kili doğrudan sulandırarak cildinize sürdüğünüzde fazla yağı alan ve cildi kurutmayan bir maskedir.<br />
Kuru ciltler için bal maskesi harika bir tercihtir. Balı cilde göz çevresi hariç sürün, 15 dakika bekleyin ve durulayın. Balı kolayca yaymak için parmaklarınızın ucunu suyla ıslatabilirsiniz.<br />
2 kaşık bal ile 2 kaşık sütü karıştırın. İyi bir yüz maskesidir.<br />
Kentte yaşayanların cilt bakımına daha çok ihtiyacı vardır. Düzenli olarak C vitamini almaları gerekiyor. Özellikle sigara içenlerin C vitaminine ihtiyacı daha fazladır. Haftada 2 kere de peeling yapmalılar.</p>
<p><strong> Sivilceli ciltler için birkaç öneri:</strong><br />
Akne sorunu yaşıyorsanız, cilt temizliğiniz her zamankinden daha büyük önem taşır. Ancak temizliğin abartılmaması gerekir. Günde iki kez temizlik yeterlidir. Akneli ciltlerde genellikle pH dengesi bozulur. Dengenin yeniden kurulması için pH&#8217;ı 5,5 olan temizleyiciler kullanın.<br />
Cildiniz yağlı ve sivilceli olsa da, ona nazik davranın. Aşırı tahriş edici bakımlardan kaçının. Temizleyici olarak hidroksi asitli ürünleri tercih edin. Siyah noktaların temizlenmesi yararlıdır. Akneli cildin her zaman fırçalanması doğru değildir.<br />
Yüzlerinde akne olan erkekler, jilet yerine elektrikli tıraş makinesi kullanmalıdır. Jilet iltihaplı bir sivilceyi patlatabilir ve bu nedenle, mikrop cilde yayılabilir.<br />
Yağsız nemlendiriciler, akneli ciltleri sakinleştirir ve rahatlatır.<br />
Akneli ciltlere, yüz yıkandıktan sonra hemen nemlendirici sürülmez. Yeni yıkanan cilt gerildiği için nemlendirici gereğinden fazla emilebilir. Yıkandıktan on beş dakika sonra cilt kendine gelir ve sürülen nemlendiriciyi de ihtiyacı oranında kabul eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/balli-sirkeli-cilt-bakim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adım adım gebelik takibi</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/adim-adim-gebelik-takibi.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/adim-adim-gebelik-takibi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 17:47:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/adim-adim-gebelik-takibi.html</guid>
		<description><![CDATA[Gebeliğin ilk 20 haftası boyunca anne adayı ve bebekte olan değişiklikler ve yapılması gereken tetkikler neler? Anne adayı bu dönemde neler hisseder? İşte tüm bu soruların cevabı.. 1. Hafta Bebeğiniz&#8230; Gebelik aşağı yukarı 40 hafta sürer. Gebelik takip edilirken gebelik haftasının hesaplanması son adet tarihinin ilk gününe göre yapılır. Gebeliğin yaşını belirleyen, döllenmiş olan yumurta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px; float: left;" src="http://haber.guncell.com/wp-content/uploads/i2009-05-20-20-44-52.jpg" alt="Adım adım gebelik takibi.." /> Gebeliğin ilk 20 haftası boyunca anne adayı ve bebekte olan değişiklikler ve yapılması gereken tetkikler neler? Anne adayı bu dönemde neler hisseder? İşte tüm bu soruların cevabı.. 1. Hafta<br />
Bebeğiniz&#8230;<br />
Gebelik aşağı yukarı 40 hafta sürer. Gebelik takip edilirken gebelik haftasının hesaplanması son adet tarihinin ilk gününe göre yapılır. Gebeliğin yaşını belirleyen, döllenmiş olan yumurta hücresinin gelişimidir. Döllenecek olan yumurta, son adet tarihinin ilk gününde gelişmeye başlar ve çatlama sonrasında yumurta kanallarına atılır ve burada sperm ile döllenir.<br />
Son adet tarihinin ilk gününden itibaren yeni bir yumurta hücresi gelişmeye başlar ve bu yumurtlama zamanında yumurta kesesi çatlayarak yumurta kanallarına atılır. Bu yumurta hücresinin hafta olarak yaşı gebelik haftası olarak kabul edilir.<br />
Siz&#8230;<br />
İdeal bir gebelik geçirebilmek ve ideal bir ebevyn olabilmek için gebelik zamanlaması ayarlanabilmelidir. Gebeliğin planlandığı zamana göre önceden tedbirler alınmalıdır. Özellikle alkol ve sigara gibi maddelerin kullanımı kesilmeli ve çalışma ortamında maruz kalınan olası zararlı ortamlardan da kendini korumalıdır. Ayrıca aileden gelen hemofili, kistik fibroz, kan uyuşmazlığı gibi durumların gebelik öncesinde bir uzman yardımıyla tespit edilmesi ve bebeği etkileyebilecek olası koşulların ortadan kaldırılmaya çalışılması gerekmektedir.<br />
2. Hafta<br />
Bebeğiniz&#8230;<br />
Bu arada döllenmiş yumurtanın yerleşeceği ve gelişerek büyüyeceği tabaka olan rahim içindeki endometrium bölgesi gebeliğe uygun bir şekilde kalınlaşmaya devam etmektedir.<br />
Eğer gebelik gerçekleşmez ve döllenen yumurta rahim içi tabaka tarafından tutulmaz ise adet kanaması ile birlikte atılır.<br />
Sperm yumurtanın içine girdikten sonra, spermin 23’er kromozomluk genetik materyalleri birleşir ve 46 kromozomluk bir hücre oluşur. Eğer yumurtaya girmeyi başaran sperm X kromozomu taşıyorsa oluşacak bebeğin cinsiyeti kız, Y taşıyorsa erkek olur.<br />
Gebe kalmanın en ideal yolu, eşlerin düzenli olarak haftada en az iki kez ilişkiye girmeleridir.<br />
Siz&#8230;<br />
Kadınlar yumurtlama günlerini sağ ya da sol kasıklarındaki kısa süreli ağrıdan, vücut ısısının yaklaşık 1 derecelik artışından ya da bir doktor yardımı ile tespit etmeleri mümkündür. Gebeliğin gerçekleşmesi için yumurtlamadan sonraki yumurta hücresinin spermle döllenmesi gerekir. Yumurtanın etrafını çok sayıda sperm hücresi sarar; fakat bunlardan yalnızca bir tanesi içine girmeyi başarabilir.<br />
3. Hafta<br />
Bebeğiniz&#8230;<br />
Bebeğin rahime tutunmasından sonra gebelik hormonu (beta HCG) salgılanmaya başlanır. Eğer kanda gebelik hormonunun ölçümü yapılacak olursa, gebeliğin varlığı tespit edilebilir.<br />
Siz&#8230;<br />
Yumurta ve spermin birleşmesi sonucu oluşan hücre bölünerek çoğalmaya başlar ve blastosist aşamasında rahim içi tabakaya (endometrium) yerleşerek burada çoğalmasına devam eder. Bebek adayının rahim içi tabakaya tutunmasına implantasyon (yerleşme) denir. Bu aşamada bazı anne adaylarında lekelenme, tarzında bir kanama görülebilir. Buna implantasyon kanaması denir.<br />
4. Hafta<br />
Bebeğiniz&#8230;<br />
Henüz siz gebe kaldığınızı fark etmemenize rağmen rahminizdeki bebeğin temel dokuları olan endoderm (bu dokudan akciğerler ve karaciğer, sindirim sistemi ve pankreas) mezoderm (iskelet, kas sistemi, böbrekler, kan damarları ve kalp), ektoderm (cilt, saç, göz bebekleri ve sinir sistemi) gelişmeye başlamıştır.<br />
Siz&#8230;<br />
Adet gecikmesinin olduğu hafta içinde adet görecekmiş gibi belirtilerin hissedilmesi (yorgunluk, göğüslerde dolgunluk, ağrı ve ruh hali değişiklikleri gibi) normaldir. Gebelik belirtileri henüz ortaya çıkmamıştır.<br />
5. Hafta<br />
Bebeğiniz&#8230;<br />
Bu gebelik haftasında ultrason yapıldığında gebelik kesesi görülebilir. Fakat kese içindeki embryo henüz görüntülenecek kadar büyümemiştir.<br />
Bebeğin bu haftalarda arka kısmı ön kısmına göre daha hızlı gelişim gösterir ve ters bir C şeklini almış durumdadır.<br />
Nöral tüp adı verilen bebeğin baş kısmından en ucuna kadar kıvrımlı bir yapı oluşmaktadır. Bu yapıdan beyin ve omurilik dokusu gelişecektir. Bu arada oluşan balon şeklindeki yapı ise yolk kesesidir. Bu kese erken dönemde bebeğin gelişiminden sorumludur ve plasentanın (bebeğin eşi) gelişmesiyle ortadan kalkar. Daha önceki haftalarda oluşmuş olan kalp damarlara kanı pompalayarak dokuların kanlanmasını sağlamaya başlamıştır.<br />
Siz&#8230;<br />
Salgılanan hormonlar nedeniyle gebeliğinizin bu döneminden itibaren göğüslerde dolgunluk, hassasiyet gibi belirtiler hissedilmeye başlar. Bunun nedeni süt bezlerinin yavaş yavaş uyarılmaya başlamasıdır. Sık acıkma ve sabah bulantıları artan hormonlar seviyesine bağlı olarak ortaya çıkar. Rahmin büyümeye başlaması ve idrar kesesine baskı yapması nedeniyle sık idrara çıkma ihtiyacı doğabilir.<br />
Yazının devamı için..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/adim-adim-gebelik-takibi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiyenin Tek Süreli Yıllığı</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/turkjiyenin-tek-sureli-yilligi.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/turkjiyenin-tek-sureli-yilligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 18:27:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/turkjiyenin-tek-sureli-yilligi.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Yazarlar Birliği, 1984 yılından beri Türkiye’nin kültür kütüğü mahiyetinde yıllıklar yayınlıyor. Türkiye’nin bir yıllık kültür sanat envanterinin sahalarında uzman kişiler ve bilim adamlarınca değerlendirildiği Kültür ve Sanat Yıllığı 2009 zengin bir muhteva ile yayınlandı. Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz , Sunuş’ta yıllığın ülkemizin bir yılına ışık tutacak kayıtları ihtiva ettiğini, bu yönüyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px; float: left;" src="http://haber.guncell.com/wp-content/uploads/i2009-05-18-15-04-50.jpg" alt="Türkjiye’nin Tek Süreli Yıllığı" /> Türkiye Yazarlar Birliği, 1984 yılından beri Türkiye’nin kültür kütüğü mahiyetinde yıllıklar yayınlıyor. Türkiye’nin bir yıllık kültür sanat envanterinin sahalarında uzman kişiler ve bilim adamlarınca değerlendirildiği Kültür ve Sanat Yıllığı 2009 zengin bir muhteva ile yayınlandı.</p>
<p>Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz , Sunuş’ta yıllığın ülkemizin bir yılına ışık tutacak kayıtları ihtiva ettiğini, bu yönüyle özellikle araştırmacılar için büyük bir kaynak eser niteliği taşıdığını belirtiyor.</p>
<p>Yıllıkta TYB’nin faaliyetleri yanında ülkemizde ortaya konulan çalışmaları, meydana gelen olayları ve yaşanan gelişmeler de yakından takip ediliyor. Türkiye Kültür ve Sanat Yıllıkları, Türkiye’nin yakın tarihini doğru ve kapsamlı okumayı sağlayacak büyük bir birikim olarak kütüphanelerimizdeki yerini alıyor.<br />
İbrahim Ulvi Yavuz ve Rıfkı Kaymaz tarafından yayına hazırlanan Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı 2009’da yer alan başlıklar ve imzalar şöyle:<br />
Ekonomi, Toplum, Siyaset / Doç. Dr. Mustafa Acar<br />
İslam Dünyası / Ahmet Şanverdi<br />
Türk Dünyası / Birol Dok<br />
Kültür Hayatımız / Galip Yıldırım<br />
Dini Hayatımız / Vejdi Bilgin<br />
Şiir / Hayriye Ünal<br />
Hikaye / Abdullah Harmancı<br />
Roman / Işık Yanar<br />
Çocuk Edebiyatı / Rıfkı Kaymaz<br />
Dilimiz / Murat Küçük<br />
Yayın Dünyası / Kamil Büyüker<br />
Deneme, Teknik, İnceleme / Hicabi Kırlangıç<br />
Dergiler / Yusuf Turan Günaydın<br />
Eğitim / Cem Karakılıç<br />
Musıki / Ersin Antep<br />
Sinema / Gülcan Tezcan<br />
Basın / Fatih Bayhan<br />
Radyo  Televizyon / Fatih Bayhan<br />
Folklor / Ahmet Şenol<br />
Plastik Sanatlar ve Mimari / Mehmet Ahif Işık<br />
Nesillerin Mirası / Veysi Erken<br />
Olaylar  Kayıplar / İbrahim Ulvi Yavuz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/turkjiyenin-tek-sureli-yilligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sünnetin bilinmeyen faydaları</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/sunnetin-bilinmeyen-faydalari.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/sunnetin-bilinmeyen-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 00:29:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/sunnetin-bilinmeyen-faydalari.html</guid>
		<description><![CDATA[Sünnetin bilinen faydalarına ilaveten, bilim dünyası, yeni bir faydasını daha öğrenmiş oldu geçtiğimiz günlerde. HZ. Peygamber’den miras kalan bir sünnet olarak, erkek çocuklarının sünnet edilmesinin sağlık bakımından oldukça yararlı olduğu uzunca zamandır bilinmektedir. Meselâ, sünnetsizlerde sünnet derisi ile kamış başı arasında ‘smegna’ ismi verilen bir salgı birikir. Bu birikim ise mikropların da işe karışmasıyla çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px; float: left;" src="http://haber.guncell.com/wp-content/uploads/i2009-05-18-2-34-31.jpg" alt="Sünnetin bilinmeyen faydaları.." /> Sünnetin bilinen faydalarına ilaveten, bilim dünyası, yeni bir faydasını daha öğrenmiş oldu geçtiğimiz günlerde.<br />
HZ. Peygamber’den miras kalan bir sünnet olarak, erkek çocuklarının sünnet edilmesinin sağlık bakımından oldukça yararlı olduğu uzunca zamandır bilinmektedir. Meselâ, sünnetsizlerde sünnet derisi ile kamış başı arasında ‘smegna’ ismi verilen bir salgı birikir. Bu birikim ise mikropların da işe karışmasıyla çok acı veren iltihaplara yol açabilmektedir. Ayrıca, sünnet olmuş erkeklerin hemen hiçbirinin penis kanserine yakalanmadıkları kanıtlanmıştır.<br />
Bazen de sünnet derilerinde darlık olur. Bu durum, ameliyatla giderilmediği, yani bildiğimiz ‘sünnet’ ameliyesi gerçekleşmediği takdirde, peniste ‘fimosiz’ dediğimiz bir rahatsızlık ortaya çıkarır. Bu da penis sertleşmesi veya idrar boşalımı esnasında acı duyulmasına sebep olur.<br />
Diğer taraftan, sünnetli erkeklerde penisin kıyafetlere sürtünmesi sonucunda hassasiyetinin giderek azaldığı, böylece sünnetin erkeklerin korkulu rüyası olan erken boşalma gibi bir problemin de ortadan kalkmasını sağladığı bilinmektedir.<br />
Sünnetin bilinen bu faydalarına ilaveten, bilim dünyası, yeni bir faydasını daha öğrenmiş oldu geçtiğimiz günlerde. Dünyaca ünlü Amerikan tıp dergisi New England Journal of Medicine’ın Nisan ayında açıkladığı, yirmiye yakın doktorun iştirakiyle hazırlanmış araştırma raporuna göre, kişiye birçok fayda verdiği zaten bilinen sünnet, sünnetli erkeğin hanımı için de birçok kritik hastalıklara karşı korunum sağlıyor.</p>
<p>Dergide yer alan araştırma raporuna göre, rahim kanseri vak’alarının yüzde 99’undan sorumlu tutulan popilmavirus (hpv) sünnetli erkeklerde daha az görülüyor. Çünkü, sünnetsizlerin sünnet derisinin iç kısmına virüs daha kolay yerleşiyor ve smegna’ya bulaşarak bu kısmı zedeliyor.</p>
<p>Amerikan Kanser Derneğinden Dr. Michael Thun, bu rapor çerçevesinde, “Gelecekte kesinlikle sünnetin başkaca faydaları da ortaya çıkacaktır” diyor. Yine Thun’a göre, sünnet AIDS’in yayılma hızını da düşürüyor. 1988’den beri yapılan araştırma verilerine göre, sünnet AIDS’e karşı da koruma sağlıyor.</p>
<p>Dergideki raporda belirtildiği üzere, geçtiğimiz yıllarda İspanya’yla birlikte dört ayrı ülkede yaklaşık 3800 kadın üzerinde araştırma yapılmış bulunuyor. Bu kadınların yarısı rahim kanserliydi, diğer yarısında ise kanser yoktu. Kendilerine, kocalarının sünnet olup olmadığı soruldu. Çıkan sonuç, rahim kanseri olan kadınların kocalarında sünnetsizlik oranının aşikâr biçimde dikkati çekiyor olmasıydı. Kocaları sünnet olmayan hanımların rahim kanserine yakalanma riskinin, sünnetli olanlara oranla beş kat daha fazla olduğu anlaşıldı.</p>
<p>Barselona Kanser Enstitüsünden Dr. Xavier Casteilsague, bu sonuçtan hareketle, rahim kanserini kontrol altına almak için sünnet kampanyasının başlatılmasını teklif ediyor. “Rahim kanserinden korunmada zorluk bulunan gelişmekte olan ülkelerde sünnet büyük fayda sağlayacaktır” diyen Dr. Casteilsague, “Nisbeten basit ve emniyetli sünnet işlemi ile hayatı tehdit eden infeksiyonlara karşı korunma sağlanacaktır” diye de ekliyor.</p>
<p>Kenya Monitoba Üniversitesinden Dr. Stephan Moses ise, bu ülkede sünnet yaygınlaştığı takdirde AIDS’in çığ gibi çoğalmasının önüne geçileceğini söylüyor.</p>
<p>Sözün kısası, sünnet çağımızda sıklaşan hastalıklara karşı önemli bir koruma sağlamaktadır. Üstelik, yalnızca sünnetli olan kişi için değil, aynı zamanda eşi için! Araştırmacıların belirttiği gibi, çalışmalar arttıkça sünnetin faydaları daha da ortaya çıkacak; ve ihtimal ki, bu peygamber sünneti yakın bir gelecekte belki her erkeğe rutin olarak tatbik edilecek. Gelişmeler ve bulgular, bunu gösteriyor.</p>
<p>Bulgular, bir İslâm âliminin ifadelerini kullanırsak, şu gerçeği de gösteriyor: “Sünnet-i seniyye nurdur, edeptir. Hiçbir meselesi yoktur ki, altında bir nur, bir edep bulunmasın.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/sunnetin-bilinmeyen-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş yerinde öpüşmek suç mu ?</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/is-yerinde-opusmek-suc-mu.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/is-yerinde-opusmek-suc-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 May 2009 14:21:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/is-yerinde-opusmek-suc-mu.html</guid>
		<description><![CDATA[İş yerinde öpüşme davasında Yargıtay kararı verdi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş yerinde erkek arkadaşıyla öpüştüğü için iş akdi feshedilen kadının işe iade talebini haklı buldu. Dairenin kararında, eylemin anlık olduğuna, iş yerinde müşteri bulunmadığına, diğer işçilerin de olayı görmediğine işaret edilerek, davranışın, iş yerinde olumsuzluğa yol açmadığı vurgulandı. Özel bir şirkette çalışan ve iş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px; float: left;" src="http://haber.guncell.com/wp-content/uploads/i2009-05-13-17-21-14.jpg" alt="İş yerinde öpüşmek suç mu ?" /> İş yerinde öpüşme davasında Yargıtay kararı verdi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş yerinde erkek arkadaşıyla öpüştüğü için iş akdi feshedilen kadının işe iade talebini haklı buldu. Dairenin kararında, eylemin anlık olduğuna, iş yerinde müşteri bulunmadığına, diğer işçilerin de olayı görmediğine işaret edilerek, davranışın, iş yerinde olumsuzluğa yol açmadığı vurgulandı.</p>
<p>Özel bir şirkette çalışan ve iş yerinde erkek arkadaşıyla öpüşen K.İ, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadığı gerekçesiyle işten çıkarılmasının ardından işe iade talebiyle dava açtı.</p>
<p>Ankara 17. İş Mahkemesi, K.İ&#8217;nin, erkek arkadaşıyla bir arada olmak istiyorsa başka ortamlarda daha rahat, serbest ve samimi olabileceği ancak iş yerinde daha dikkatli ve özenli davranması gerektiğine hükmederek, buna uymayan kadının iş sözleşmesinin feshini haklı buldu.</p>
<p>Temyiz başvurusunun ardından davayı görüşen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise Ankara 17. İş Mahkemesinin kararını bozarak, K.İ&#8217;nin işe iadesine hükmetti.<br />
Dairenin kararında, davacı ve erkek arkadaşının öpüşmesiyle ilgili herhangi bir şikayet olmadığı halde işverenin kamera kaydı görüntülerine dayanarak, işçinin sözleşmesini feshettiği belirtildi.</p>
<p>Kararda, şu değerlendirmelere yer verildi:</p>
<p>Öpüşme eyleminin anlık oluşu, iş yerinde müşteri bulunmayışı, bir başka işçinin de görmeyişi göz önünde tutulduğunda, olayın bu şekliyle iş düzenini bozucu nitelikte bir eylem olarak kabulü, ağır bir sonuç olup, ölçülülük ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.</p>
<p>Davacının bu davranışı iş yerinde olumsuzluklara yol açmadığı, iş ilişkisini devamını etkilemediği ve feshin geçerli nedenlere dayanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin, davanın reddine karar vermesi hatalıdır.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
changeTarget(document.getElementById("news_content"))
// --></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/is-yerinde-opusmek-suc-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cildi bozan 4 şey</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/cildi-bozan-4-sey.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/cildi-bozan-4-sey.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 May 2009 14:21:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/cildi-bozan-4-sey.html</guid>
		<description><![CDATA[Yenilen ve içilen bazı şeyler cilt yapısının bozulmasına ve pürüzlenmesine yol açabiliyor. Cildimiz için direk bir etkisi olmasa da yediğimiz içtiğimiz şeyler cilt yapımızı bozarak zayıflamasına, pürüzlenmesine zemin hazırlıyor. Aslında sivilceler, pürüzler, cildimizin kuru ve kabuk kabuk görünmesi; direk yediğimizle, içtiğimizle alakalı olmamakla beraber, tüm vücudumuzda olduğu gibi cilt dokumuz üzerinde de etken oluşturuyor&#8230; 1- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px; float: left;" src="http://haber.guncell.com/wp-content/uploads/i2009-05-13-17-21-10.jpg" alt="Cildi bozan 4 şey" /> Yenilen ve içilen bazı şeyler cilt yapısının bozulmasına ve pürüzlenmesine yol açabiliyor. Cildimiz için direk bir etkisi olmasa da yediğimiz içtiğimiz şeyler cilt yapımızı bozarak zayıflamasına, pürüzlenmesine zemin hazırlıyor. Aslında sivilceler, pürüzler, cildimizin kuru ve kabuk kabuk görünmesi; direk yediğimizle, içtiğimizle alakalı olmamakla beraber, tüm vücudumuzda olduğu gibi cilt dokumuz üzerinde de etken oluşturuyor&#8230;</p>
<p><strong>1- Tuzlu yemişler<br />
</strong>Aşırı sodyum hücrelerdeki nemi emer ve hücre duvarının dış yüzeyinde birikir. Sonuç ise, şiş göz kapakları ve gözaltı torbalarıdır.</p>
<p><strong>2- Alkol<br />
</strong>Alkol almak cildin nemini emer. &#8220;Alkol vazodilatördür, yani kan damarlarını genişletir ve cildin yıpranmasına neden olur. Peki ya kırmızı şarap&#8230; Bu sadece bir söylenti.&#8221;</p>
<p><strong>3- Kızarmış yiyecekler</strong><br />
Fast-food restoranlarında kullanılan yağlar aşırı ısıya maruz kaldığında 4-hidroksi- trans-2-nonenal ya da HNE adı verilen bir bileşik açığa çıkarır. Bu kötü bir haberdir; çünkü deri hücrelerinin ölümüne neden olur!</p>
<p><strong>4- Rafine karbonhidratlar</strong><br />
Şeker, kola ve çoğu işlenmiş yiyecek bu kategoriye giriyor. Şeker ve beyaz undan ibaret olan bu yiyecekler, yağ üretimini aktif hale geçiren androjen hormonun salınımını artırıyor. Bir araştırmaya göre düşük şeker diyeti yapanlarda, işlenmiş yemekle beslenenlere oranla daha fazla sivilce çıkıyor.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
changeTarget(document.getElementById("news_content"))
// --></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/cildi-bozan-4-sey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte cinsel mutluluğun gizli formülleri</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/iste-cinsel-mutlulugun-gizli-formulleri.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/iste-cinsel-mutlulugun-gizli-formulleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 May 2009 14:21:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/iste-cinsel-mutlulugun-gizli-formulleri.html</guid>
		<description><![CDATA[Partnerinizle mutlu bir cinsel ilişki için ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz ? Çiftler kendi aralarında birçok cinsel sorun yaşayabiliyorlar. Ancak, bu sorunu çevrelerine anlatamıyorlar. Bunun için yapılması gereken&#8230; Cinsel Zeka konusunda seminer vermek amacıyla Türkiyeye gelen Dünyaca ünlü Amerikalı aile terapisti Dr. Marty Klein düzenlediği basın toplantısında cinsel mutluluk için cinsel zekanın önemli olduğunu vurguladı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px; float: left;" src="http://haber.guncell.com/wp-content/uploads/i2009-05-13-17-21-07.jpg" alt="İşte cinsel mutluluğun gizli formülleri" /> Partnerinizle mutlu bir cinsel ilişki için ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz ? Çiftler kendi aralarında birçok cinsel sorun yaşayabiliyorlar. Ancak, bu sorunu çevrelerine anlatamıyorlar. Bunun için yapılması gereken&#8230;</p>
<p>Cinsel Zeka konusunda seminer vermek amacıyla Türkiyeye gelen Dünyaca ünlü Amerikalı aile terapisti Dr. Marty Klein düzenlediği basın toplantısında cinsel mutluluk için cinsel zekanın önemli olduğunu vurguladı ve &#8221;Cinsel zeka, cinsellikle ilgili iyi kararlar alabilmek için ihtiyaç duyulan bilgi ve becerilerdir. İnsanlar her yaşta cinsel zekasını geliştirebilir. Bunun için çiftlerin birbirleriyle iletişim kurmaları gerekir. Cinsellikle ilgili tabular da ancak konuşularak, iletişim kurularak yıkılır. Eşler birbirlerine sorular sorsunlar&#8221; dedi.</p>
<p>Klein basın toplantısında özetle şunları söyledi.</p>
<p>Pek çok erkek cinsel fonksiyon bozukluğu yaşamasına rağmen, bunu, eşleri, doktoru ya da en iyi arkadaşıyla paylaşmıyor.</p>
<p>Cinsellikle ilgili sorunlar yaşayan çiftlerin bunu paylaşmamaları halinde, bir süre sonra birbirlerinden uzaklaşmaya başlarlar. İnsanlara cinsellikle ilgili sorunları konuşmalarının hata olduğu öğretiliyor.</p>
<p>Her iki taraf için de bu esrarengiz bir şeymiş gibi gösteriliyor. Oysa insanların cinsellikle ilgili belli bir kelime dağarcığına ihtiyacı var. Bu kelimeleri kullanmadan iyi iletişim kurulamaz.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
changeTarget(document.getElementById("news_content"))
// --></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/iste-cinsel-mutlulugun-gizli-formulleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte ilk onaylı gençlik kremi !</title>
		<link>http://haber.guncell.com/kadin/iste-ilk-onayli-genclik-kremi.html</link>
		<comments>http://haber.guncell.com/kadin/iste-ilk-onayli-genclik-kremi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 15:29:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[krem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://haber.guncell.com/kadin/iste-ilk-onayli-genclik-kremi.html</guid>
		<description><![CDATA[60 gönüllü üzerinde denenerek dünyanın ilk antia-ging kremi oldu. Protect &#38; Perfect Intense güzellik kremi, Man- chester Üniversitesindeki testlerden sonra etkisi bilimsel olarak kanıtlanan dünyanın ilk antia-ging kremi oldu. Krem, fibrillin isimli maddenin üretimini artırarak cildin genç kalmasını sağlıyor İlk olarak 2003te piyasaya sürülen Protect &#38; Perfect güzellik kremi, İngiliz bilim adamı Steward Long tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px; float: left;" src="http://haber.guncell.com/wp-content/uploads/i2009-05-12-18-29-13.jpg" alt="İşte ilk onaylı gençlik kremi !" /> 60 gönüllü üzerinde denenerek dünyanın ilk antia-ging kremi oldu. Protect &amp; Perfect Intense güzellik kremi, Man- chester Üniversitesindeki testlerden sonra etkisi bilimsel olarak kanıtlanan dünyanın ilk antia-ging kremi oldu. Krem, fibrillin isimli maddenin üretimini artırarak cildin genç kalmasını sağlıyor</p>
<p>İlk olarak 2003te piyasaya sürülen Protect &amp; Perfect güzellik kremi, İngiliz bilim adamı Steward Long tarafından büyük bir gizlilikle geliştirilmişti. Piyasaya çıktığı ilk günde mağazanın 2 haftalık stoğu yoğun talep üzerine anında tükendi ve 9 ay içinde 6 milyon krem satıldı. Bunun ardından çalışmalarına devam eden Steward Long, Protect &amp; Perfect Intensei geliştirdi. 18 ay önce Refine and Rewind ismiyle satışa sulunan ürünün cildi sıkılaştırma ve kırışıklıkları gidermede diğer nemlediricilere oranla 2 kat daha etkili olduğu öne sürülüyordu. Ancak 30 mlsi 20 sterline satılan kremin üreticisi Boots, bunu bilimsel olarak kanıtlamaya karar verdi. Manchester Üniversitesinin bağımsız bilim adamları tarafından yürütülen ve British Dermatology dergisinde yayınlanan araştırmalarda krem 1 yıl boyunca 60 gönüllü üzerinde denendi. Testler, Protect &amp; Perfect Intensei kullananların yüzde 70inin kırışıklıklarında önemli oranda azalma görüldüğünü ve cildin canlandığını ortaya koydu. Uzmanlardan da onay alan krem, içerdiği vitamin, protein, bitki özleri ve antioksidanlar sayesinde cildin sıkı ve gergin kalmasını sağlayan ancak güneş ve yaşlanmanın etkisiyle giderek azalan fibrillin isimli bir maddenin üretimini artırıyor.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
changeTarget(document.getElementById("news_content"))
// --></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://haber.guncell.com/kadin/iste-ilk-onayli-genclik-kremi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

