Semavi Eyice

Semavi Eyice'ye yaşarken saygı Topkapı Kültür Parkı’nda açılan Türk Dünyası Kültür Merkezi’nde İstanbul’u en iyi bilen sanat tarihçisi Prof. Dr. Semavi Eyice adına bir saygı toplantısı düzenlendi. Etkinlik ESKADER Başkanı ve programın yöneticisi Mehmet Nuri Yardım’ın açılış konuşmasıyla başladı. Yardım, saygı toplantılarını Oktay Aslanapa ile başlattıklarını, Semavi Eyice ile devam ettiklerini ve yaşayan diğer kültür çınarları için de saygı toplantıları düzenleyeceklerini belirttiği konuşmasında, “Vefa duygusu güzeldir, önemlidir. İnşallah, kültürümüze, sanatımıza, edebiyatımıza katkıda bulunmuş bütün üstatlar için bu mekânda programlar yapacağız.” dedi. Daha sonra kürsüye dâvet edilen Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat Bayhan, toplantıdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “İstanbul’un hâfızası” Semavi Eyice hakkındaki düşüncelerini şu cümlelerle dile getirdi: “Bazı insanlar markaya, bazı markalar insana değer katar. Bu hocalarımız bulunduğu mekâna tek başına değer katan bir markadır.” Bayhan, konuşmasından sonra Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) yöneticilerine de teşekkür ederek Semavi Eyice’ye plâket takdim etti.

Toplantının ilk konuşmacısı Gündegül Parlar, ESKADER ve Kültür A.Ş.’ye teşekkür ederek Semavi Eyice’nin biyografisini okudu. Hocanın hizmetlerinden, eserlerinden ve makalelerinden bahseden Parlar, “Semavi Hoca’mızın yazdığı, tamamlanmayı bekleyen birkaç mühim eseri daha vardır. İnşallah en yakın zamanda bunlar da yayımlanır ve ilim âlemi bu eserlerden istifade eder.” dedi.
İkinci konuşmacı sanat tarihinin zirve isimlerinden, sanat tarihçilerinin duayeni Prof. Dr. Oktay Aslanapa idi. Aslanapa, Semavi Eyice’nin yetiştiği muhiti ve çalıştığı müesseseleri anlattı. İstanbul Üniversitesi’nde sadece Hukuk, Tıp, Fen ve Edebiyat fakültelerinin olduğu yıllarda üst katı Edebiyat, alt katı Fen Fakültesi olarak kullanılan Zeynep Hanım Konağı’nın yandığını, yanan Edebiyat Fakültesi’nin yerine Fındıklı’da Güzel Sanatlar Akademisi binasının yanındaki binanın Edebiyat Fakültesi olarak tahsis edildiğini belirtti.
Semavi Eyice’nin İstanbul Üniversitesi’nde ilk defa faaliyete başlayan Sanat Tarihi bölümünde yetiştiğini dile getiren Oktay Aslanapa, Eyice’nin sanat tarihi çalışmalarına henüz lisede talebeyken başladığını söyledi. Aslanapa, Eyice’nin 1948 yılında sanat tarihi kürsüsünden “İstanbul Minareleri” teziyle mezun olduğunu, daha sonra fakülteye asistan olarak getirildiğini anlattı. Semavi Eyice’nin tartışmasız olarak, İstanbul’u en iyi tanıyan ilim adamlarımızdan olduğunu ifade eden Oktay Aslanapa, ayrıca Semavi Eyice’nin eserlerinin Türkçe ve yabancı dilde yayınlandığını, hepsinin ilmî bakımdan yenilik getiren çalışmalar olduğunu da önemle dile getirdi.
Üçüncü konuşmacı, tarihçi Necdet Sakaoğlu ise Semavi Eyice ile 1965 yılında Amasra’da tanıştığını ifade etti. Daha sonra Semavi Eyice’nin ailesini ayrıntılı olarak anlatan Sakaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu ailenin mensupları daima okur yazar olmuştur. Ailenin büyük babası Mustafa Efendi’nin üç oğlu vardır. Semavi Eyice’nin babası Kâmil Bey, tıp doktoru İzzet Şükrü Bey ve Halit Bey. Mustafa Efendi üç oğlunu da 1900’ların  şartlarında okutmuştur.”

Necdet Sakaoğlu, Semavi Eyice’nin yazma tarzının “tahkiye sanatı” dediğimiz, okuyucunun sıkılmadan okuyacağı şekilde olduğunu ifade etti. Sakaoğlu ayrıca İstanbul mahallerine Türk büyüklerinin isimleri yerine anlamsız isimler konulmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Semavi Eyice’nin yazıya geçmemiş kitaplarının basılması ve büyüklerimizin değerini daha iyi bilmemiz temennisiyle konuşmasına son verdi. Daha sonra Semavi Eyice’nin eşi Kâmuran Eyice, eşi hakkındaki duygularını dile getirdi. Programın sonunda yönetici Mehmet Nuri Yardım, Semavi Eyice Hoca’yı kürsüye dâvet etti. Semavi Hoca yaptığı teşekkür konuşmasında zaman zaman duygulu anlar yaşadı. Üniversitenin ve bazı yetkililerin kıymetini bilmediklerini ve kalbini kırdıklarını ifade eden Eyice, buna rağmen halkımızın geniş kesimlerinden ve ilim dünyasından gördüğü alakaya memnun olduğunu söyledi. Eyice, hakkında bir toplantı düzenleyen ESKADER ve Kültür AŞ. yöneticilerine de teşekkür etti. Programın konuşmalar bölümünden sonra müzisyen Fırat Kızıltuğ İstanbul şarkılarından oluşan bir konser verdi. Kızıltuğ’un uduyla seslendirdiği eserlere dinleyiciler de eşlik etti. Semavi Eyice’ye Saygı Toplantısı’nda salon dolarken bazı dinleyicilerin saatlerce programı ayakta takip ettikleri görüldü. Programın sonunda Semavi Eyice Hoca’ya bazı armağanlar verildi.
Programı sonuna kadar takip eden ilim adamları, sanatçılar ve yazarlar arasında Rıdvan Çongur, Şerif Aydemir, Yusuf Dursun, Bestami Yazgan, Olcay Yazıcı, Nidayi Sevim, Hüseyin Erkan, Erol Mermer ve Süleyman Berk de vardı.

Diğer Haberler

    10 Haziran 2009

    Sizde yazın