AB’nin bor madenlerinin işlenmesini yasaklamasının altında yatan gerçek ne ? AB, bor madenini kısırlık yapıyor diye yasakladı. Dünya bor rezervinin yüzde 70ine sahip Türkiye, Avrupada nüfusu en hızlı artan ülke. Karar siyasi bulundu.
Avrupa Birliği (AB), dünya bor rezervlerinin yüzde 70inden fazlasına sahip olan Türkiyenin itirazlarına rağmen, bor madenini kısırlık yaptığı için üremeye olumsuz etkili toksik madde listesine aldı. AB, fareler üzerinde yaptığı deneyde günde 200 miligram bor verdi. Farelerin üreme kabiliyetleri düştü. Bu nedenle de bor kısırlık yapıyor kararı aldı. Bu karar topraklarının altı bor madeni ile kaynayan Türkiyenin nüfus artış hızı ile bor madeninin esamesi okunmayan Avrupanın nüfus artış hızını akıllara getirdi. Bor kısırlık yapıyorsa Türkiyenin nüfus artış hızının azalması gerekiyordu. AB resmi istatistik kurumu olan Eurostatın verileri bunun tam tersini ortaya koyarak, Türkiyenin nüfus artış hızının binde 13 ile Avrupa şampiyonu olduğunu ortaya koydu.
LİMİTİN ALTINDA
Nüfus artış hızında Türkiyenin en yakın takipçisi ise 2.1 milyon nüfusu ve binde 12.4 nüfus artış hızıyla Kosova oldu. Macaristan, Ukrayna gibi ülkelerde ise nüfus azalmaya başladı. Bor madeninin toksik madde listesine alınmasını stara değerlendiren Uluslararası Bor Enstitüsü Başkanı Erk İnger de kararın tamamen siyasi olduğunu söyledi. İnger Bu karar siyasi. Çünkü bizim yaptığımız araştırmalara göre bor madeni bölgesinde çalışanlardan alınan bor miktarı 7 miligram seviyesinde oluyor. Oysa ABnin zararlı bulduğu rakam günde 200 miligram dedi. Türkiyenin yılda 600 milyon dolarlık bor ihracatı yaptığını ve bunun yüzde 80inin Uzakdoğu ülkelerine gerçekleştiğini söyleyen İnger AB, farelere günde 200 miligram bor vererek test yaptı. Bu oranın farelerde kısırlığa yol açtığı bulundu. Günde 200 miligram bor almak için 100 litre su içmeniz gerek. Ayrıca bor madenlerinde çalışanlarda yaptığımız araştırmalarda kandaki bor miktarının 7 miligramı geçmediğini gördük. Yani bor kullanılan ürünlerin limitlerin üzerinde bor bulaştırmaları mümkün değil diye konuştu.
KARAR HAKSIZ
Ankara Üniversitesi (AÜ) Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Duydu da ABnin yaklaşımını haksız olarak nitelendirdi. ABnin Türkiyede yapılan bilimsel çalışmaları dikkate almadığını söyledi. Hayvanlarda yapılan deneyin insan için aynı sonuçları vermeyebileceğini söyleyen Prof. Duydu Bu alanda yapılan araştırmaları AB kabul etmiyor diye konuştu.
Güler: Bor kararına dava açacağız
Enerji Bakanı Hilmi Güler de, bor kararının çıkar gruplarının baskısıyla alındığını söyledi. Güler Mahkemeye vereceğiz. Bor zenginliğimiz. Bunu kullanacağız ve kullanmaya devam edeceğiz dedi. Bor ile ilgili yeni ürünleri piyasa sürdüklerini belirten Güler, Yeni ürünler ve rezervimizle dünyada bir numara olduk. Eskiden ikinciydik. Çıkarları etki altında kalan kişiler, bu yola başvurdu dedi. Petrolle ilgili de konuşan Güler, Petrol artışı, 6-9 ay geriden geldiği için şimdi tesir ediyor. İnişe geçti. Zamanı geldiğinde bunu uygulayacağız diye konuştu.
Maden işçilerinde sorun yok
ETİ Maden İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Orhan Yılmaz da madenlerde çalışan işçiler üzerinde yaptıkları araştırmalarda sperm sayılarında herhangi bir düşüş tespit etmediklerini söyledi. Araştırmayı Prf. Dr. Bekir Sıtkı Şaylının yaptığını söyleyen Yılmaz 1998-2000 arasında, bölgede yaşayanlar değil, doğrudan bora maruz kalan, torbalamada çalışan işçilerden alınan kan sperm örnekleri üzerinde araştırma yapıldı. Doğurganlık oranı, sperm sayıları ve kandaki bor düzeyi açısından, Türkiyenin genel oranları arasında bir fark yok. Bu raporlar bizim arşivlerde var. En kötü şartlarda çalışan insanlar üzerinde negatif unsura rastlanmadı. Ancak şimdi, yabancıların da içinde olacağı şekilde aynı nitelikte araştırma tekrar başlatıldı. İşçilerden kan, sperm örnekleri alınacak dedi.
Star
